Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us



SEVDA

8/8/2009 - ŞARAP CİNSEL ARZUYU ARTIRIYOR

Kırmızı şarabın kadınlarda vücudun anahtar alanlarına kan akışını arttırdığını söyleyen İtalyan araştırmacalar, güçlü bir antioksidan olan (sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyucu maddeler içeren) kırmızı şarabın az içilirse kalbe faydalı olduğunu ve aynı zamanda güçlü bir afrodizyak içerdiğini belirtti.

Araştırmaya başlamadan önce katılımcıların cinsel hayatını incelediklerini belirten uzmanlar, "İlk önce katılımcıları 3 farklı gruba ayırdık. Yeşil çay içenler, alkolü fazla tüketenler ve kırmızı şarap içenler şeklinde" açıklamasında bulundu.

50 ile 18 yaş aralığındaki 800 kadının üzerinde yapılan araştırmada, bu 3 gruba seks hayatıyla ilgili sorular soruldu ve libidoları ölçüldü. Yapılan bu araştırma sonucunda günde iki bardak kırmızı şarap içinlerin kadınların oluşturduğu grup, diğer iki gruba göre cinsel arzularının daha yüksek olduğuı görüldü.

Bu araştırmada şarap içen kadınların cinsel istekleri yüzde 27,3 olduğu gözlenirken, günde bir bardak içenlerin yüzde 25,9, içmeyenlerin ise yüzde 24,4 olduğu ortaya çıktı.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/6/2009 - Seksin beyin üzerindeki etkisi

Canlıların üremesi için gerekli olan dürtünün yüksek seviyede olması sağlıklı bir beyni ifade eder.


seksin-beyin-uzerindeki-etkisi
Kadın ve erkek beyni anatomik yapı olarak aynıdır. Fakat salgılanan hormonlar nedeni ile işleyişleri farklıdır. Zeka olarak erkek beyninin kadın beynine bir üstünlüğü yoktur.

Duygusal kadınlar
Kadınların daha duygusal oldukları kitaplarda yazar ve daha ince düşünceli olurlar. Tanrı erkeklere dünya kurulduğundan bu yana kadınlardan daha üstün olan fiziki güçleri nedeniyle doğa ile mücadele kadına ve çocuğuna bakma görevini vermiştir. Bence erkeklerin duygusal olarak etkilenmeleri yukarda söylediğim kitabi bilgilerin aksine daha fazladır. Erkeklerin güçlü olması gerektiği hissi duygularını saklamasına neden olmuştur.

Çevremize şöyle bir bakalım aşk için erkekler mi yoksa kadınlar mı yuvalarını kolay dağıtabiliyor? Tabi ki erkekler duygularına daha az hakim oluyor. Kadınlar duygusal,macera duygularını daha çabuk kontrol etmektedirler.

Bunun yanına kadınlara analık görevi verildiği için mens döneminde, gebelikte, luhusalık döneminde hormonları daima değişim halindedir. Hormonların etkisiyle daha sevgi dolu evlatları üzerinde daha iç güdüsel korumacı, daha sevgi dolu, çevreye karşı daha alıngan ve daha narin ve bazen daha sinirli ve hırçın olabilirler.

Kadın ve erkek beyni daha farklı şekilde mi dinlenir?
Kadın ve erkek beyninin dinlenmesi tabiî ki farklı değildir. İnsanı dinlendiren iyi bir tatil, spor, hobiler vs. gibi etkinlikler iki cins içinde geçerlidir.

Aşk beyni yorar mı?
Maalesef aşk beyni yorar. Çünkü özellikle karşılıksız duygularda kişilik yapısı da müsaitse aşk takıntıya dönüşebilir ve bir takıntı hastalığı haline gelebilir. Beyin hep bir noktaya yönlendiği için iş verimi düşer sosyal hayata adaptasyon bozulur. Sonrasında uykusuzluk ajitasyon aşırı sinir konsantre olamama gibi belirtiler oluşur. Bu durum tedaviyi gerektirir.

Seksin beyin üzerindeki etkisi nedir?
Seks fizyolojik bir ihtiyaçtır. Canlıların üremesi için gerekli olan dürtünün yüksek seviyede olması sağlıklı bir beyni ifade eder. Seks her iki cinsi de rahatlatır. Bunun için seks problemi olan kişilerde aşırı sinir, huzursuzluk, kendine olan güvenin azalması vs gibi olumsuz belirtiler görülür. Seks sırasında beyinde salgılanan hormonların erkek ve kadın için bir çok faydası vardır. Örneğin, düzenli seks ve çocuk sahibi olan kadınların bazı kanser türlerine yakalanma riskleri daha düşüktür. Bu hormonlar aynı zamanda depresyondan kişiyi korur. Düzenli seks hayatı olanların işe adaptasyonları iş verimleri artar.

Beyni dinlendirmek için detoks öneriyor musunuz? Yani tatil süresince hiç yapılmaması gereken şeyler nedir?
İki tür detoks yapmak lazım.

1) Gıda detoksu: Özellikle belli zamanlarda Fast –Food gibi hazır gıdalardan, hayvansal kökenli hazır gıdalardan kızartmalardan ve aşırı içkiden özellikle hormonlu bitkisel besinlerle beslenme hatta protein ihtiyacını baklagillerden almak, eti olabildiğince kesmek gerekir. Günümüzde doğal gıdaların azlığı maalesef bir çok hastalığın oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bunun için yılın belli dönemlerinde gıda detoksu yapmak gerekir.

2) Zihinsel detoks: Beyinimizi işgal eden ve enerjimizi olumsuz etkileyen kişileri ve mekanları hayatımızdan olabildiğince çıkarmamız gerekir. Örneğin huzursuzluk veren iş ortamı, mutsuz ilişkiler, vb gibi.

Zeka ile beyin arasında nasıl bir ilişki vardır?
Genetik yapınında kontrolünde olan zeka çevresel etmenler ve iyi bir öğrenim hayatı ile maksimum seviyeye çıkar.

Bir olay karşısında ihtimal üretme akılı gösterir. Kişi ne kadar ihtimal üretiyor ise o kadar akıllı demektir.Zeka ise o ihtimaller arasından en can alıcıyı alıp uygulamaktır. Yani beyini etkin kullanmak ve başarılı olmak için yalnız akıl yetmez,akıl ve zeka beraber olmalıdır.

Beyinimizin gerçekten tamamını kullanıyor muyuz. Tamamen kullanmak için neler yapmalıyız?
Maalesef henüz beyinimizin çok az bölümünü kullanmaktayız. Belki de beyinin hepsini kullanabilsek çok farklı bir dünya yaratabilir ve farklı boyutları görüp algılayabilirdik.Fakat bugünkü dünya koşullarında normal zeka düzeyine sahip insanlar beyinin ancak % 3 – 10′u arasında kullanabilmektedirler.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/4/2009 - Cinsel isteksizlik için altın öğütler

Bahar aşk ayı ama büyük kentlerde yaşayanlar için cinsel sıkıntıların arttığı bir dönem. CİSED'den bu konuda altın öğütler geldi.

Bahar aşk mevsimi olarak biliniyor. Uzmanlar bunu doğruluyorda. Ancak kırsal kesimde yaşayanlar için bu böyle. ilkbaharla birlikte havadaki elektrik yükü artıyor. Doğada yaşayanlara bu cinsel aktiflik verirken, kentte negatif elektrik yükü nedeniyle cinsel isteksizliğe yolaçıyor...

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derdeği Başkanı Dr. Cem Keçe'den, bahar ayı nedeniyle cinsel sıkıntı yaşayanlara altın öğütler var...
İşte öneriler;

-Günde 5-6 porsiyon sebze-meyve tüketin...
-Bol bol su için (3 litre civarında)...

-Sabahları aç karına en az 5 dakika açık havada yürüyün... En az 10-15 dakika aç karına jimnastik yapın... Bu size zindelik verir.

-Bolca güneşlenin...
-İyi ve kaliteli uykuya dikkat edin...
-Yeşil çay için.
-C, A, B ve E vitaminleri, potasyum, selenyum ve omega 3 kullanın

-Sentetik yerine pamuklu kumaştan üretilen kıyafetler tercih edin.
-Her gün akşam ya da sabah duş alın...
-Probiyotik ve prebiyotik içeren içecekler, bağırsak sistemini
güçlendirdiği için özellikle mevsim geçişlerinde bol tüketin.

-Alkol tüketimini azaltın
-Hoşlandığınız insanlarla görüşün ve hoşlandığınız etkinliklerde bulunun.
-Geleceğin getireceklerini bilmemenin kaygısını yaşamak yerine sürprizlerin güzel olduğunu düşünün.

HANGİ DURUMLARDA UZMANA GİDİLMELİ?

-Kişinin daha önce yapabildiği işleri yaparken zorlanması,
-Karar verme ve plan yapma açısından zorlanacak kadar zihinsel karışıklık içinde bulunması,
-İlişkileri olumsuz etkileyecek boyutlarda sinirlilik ve alınganlık,
-Aşırı yorgunluk,
-Uykuya eğilim,
-Sabah kalkamama,
-Sosyal faaliyetlerden kaçınma,
-Cinsel istekte belirgin azalma,
-Cinsel güçsüzlük,
-Sertleşme sorunları,
-Aşırı unutkanlık, konsantrasyon düşüklüğü,
-Belirgin kilo değişiklikleri...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/4/2009 - CİNSEL İSTEKTE AZALMA

Bireyde devamlı olarak ya da ara ara tekrarlayan dönemler halinde cinsel fantezi kurmak ve cinsel eylemde bulunmak yolunda isteğin az ya da hiç olmaması halidir. Bu durum kişide önemli bir miktarda gerilim, sorun ya da kişiler arası ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu sorun başka bir psikiyatrik hastalığın etkisine bağlı olmayıp, asal olarak bir madde, ilaç ya da başka bir vücutsal hastalığın doğal etkilerine bağlı olmamalıdır.

Bu durumdan etkilenen kişiler genellikle cinsel aktiviteyi kendileri başlatmazlar, karşı tarafın başlatması halinde ise isteksizce eşlik edebilirler. Eşlerinin baskısı ile cinsel eylemin miktarını , başka nedenlerle ( eslerinin kendilerini terk etmemesi, hediyeler alınması, kendilerine değer verilmesi gibi amaçlarla) arttırabilirler. Bu kişilerin düzenli cinsel aktivitelere isteksizlikleri nedeniyle evlilik ya da arkadaşlıklarında bozulmalar, boşanmalar görülebilmektedir. Bu bireylerde eşini görünüm ve duygusal olarak itici olarak algılama da görülebilmektedir .

Cinsel istekteki azalma uyarılma ya da orgazm sorunları tarafından oluşturulmuş da olabilir. Bazı kişilerde istek aşamasında bozukluk varken, diğer aşamalar normal de olabilir.

Bu durumu olan erkeklerde bir araştırma sonucuna göre daha düşük testesteron düzeylerine rastlanmıştır. Araştırmalara göre beş kişiden birinde bu durum mevcut olup, kadınlarda daha çok rastlanmaktadır.

İstek azlığı kişinin cinsellik hakkındaki bilinç dışı korkularından kendini korumak üzere geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Bu durum uzun suren stres, kaygı ve depresyona başka vücutsal hastalıklara bağlı olarak ta gelişebilmektedir. Uzun sure cinsel aktivitenin olmaması da cinsel istek bozukluğuna yol açabilir. Ayrıca bozulan bir ilişkiye karşılık olarak ve bir öfke- düşmanlık ifadesi olarak ta karşılaşılabilir.

Cinsel istek azlığının gelişmesine yol açabilecek etkenler arasında biyolojik dürtünün olmaması, yeterli özgüvenin yokluğu, cinsel acıdan geçmişteki kötü deneyimler, tacizlerin varlığı,uygun bir esin olmaması, es ile cinsellik dişi alanlarda iyi bir iletişimin olmaması sayılabilir.

Rahatsızlık genellikle erişkinliğe geçiş döneminde başlar

Tedavide bilişsel, davranışçı tedavi ve aile terapisi kullanılır.

Cinsel Tiksinti Nedir?

Devamlı olarak veya tekrarlayıcı olarak cinsel birleşmeden çok fazla miktarda tiksinti duyarak, cinsel ilişkiden kaçınma halidir. Bu durum kişide yoğun bir gerilim ya da sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu teşhisin konması için bu durumun başka bir psikiyatrik bozuklukla net bir ilişkişinin olmaması gerekir.

Kişi cinsel ilişki söz konusu olduğunda kaygılanır, tiksinir ya da korku duyar. Bu iğrenme hali cinsel birleşmenin herhangi bir anına ilişkin olabilir. Bunlar sperma ( cinsel birleşme sırasında boşalan sıvı materyal ) ile ilgili ya da cinsel kasılmalar ve cinsel organların temas etmesi gibi farklı durumlara yönelik olabilir. Bazı vakalarda öpüşmek ve ten teması dahi bu durumu oluşturabilir.

Bu rahatsızlığı olan kişiler o anda bas dönmesi, mide bulantısı, sıcak basması, terleme, çarpıntı, nefes darlığı, baygınlık gibi yakınmalarla panik nöbetleri yaşayabilirler. Bu durumdaki kişiler durumdan kaçınmak için eslerinden çeşitli bahanelerle uzak durarak, erken yatabilir, aşırı bir çalışma temposu içine girebilir, evde kalma surelerini kısıtlayabilir ya da alkol-madde kullanımına başlayabilirler.

Tedavide başlangıçta imajinasyon yöntemleri ve bazen ilaç tedavileri ile kaygının azaltılması ile psikoterapi sürdürülür.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/3/2009 - CİNSEL TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Acil Kontrasepsiyon: Doğum kontrol yöntemi uygulamadan ilişkiye girilmesi sonucu ya da uygulanan doğum kontrol yöntemlerine rağmen dikkatsizlik sebebiyle hamile kalınma tehlikesine karşı uygulanan acil müdahale.

Anal Seks: Cinsel organının diğer eşin anüsüne temas etmesiyle yaşanılan cinsel ilişki.

Aseksüel: Cinsel ilişkiye girmeye ihtiyaç duymayan ve zevk almayan kişi.

Bakir: Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan erkek.

Bakire: Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan kadın.

Bekâret: Cinsel deneyimi olmama durumu.

Biseksüel: Her iki cinsle de ilişkiye giren ve her iki cinse de ilgi duyan.

Cinsel taciz: İstek dışı cinsel ilişkide bulunmak ya da ilişkide bulunmaya zorlamak.

Dildo: Suni penis.

Diyafram: Kase şeklinde olup vajina içine yerleştirilen ve spermlerin burada birikerek etkisiz hale gelmesini sağlayan yöntem.

Doğum kontrol hapı: Yüksek dozda östrojen ve progesteron hormonu içerek, kadındaki yumurtlama (ovulasyon) sürecini geçici bir süre durdurmaya yarayan haplar.

Ensest: Kanuni ya da kan yoluyla yakın olan kişilerin cinsel ilişkide bulunması.

Ereksiyon: Penis ya da klitorisin cinsel ilişki sırasında kan ile dolarak sertleşip şişmesi.

Erken boşalma: Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha erken boşalmak.

Gebelikten koruyucu iğneler: Gebelikten koruyucu iğneler, kadınlık hormonu olan östrojen ve progesteron içeren ilaçlar.

Geç boşalma: Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha geç boşalmak.

Gerantofili: Kendisinden yaşça büyük kişilerle cinsel ilişkiye girme eylemi.

Geri Çekme: Cinsel temas sırasında, erkeğin boşalma anında penisini dışarı çekmesi ve spermini dışarı boşaltarak gebeliğin önlenmesi.

Heteroseksüel: Karşı cinse ilgi duyan ve karşı cinsle ilişkiye giren kişi.

Homoseksüel: Kendi cinsine ilgi duyan kişi.

İktidarsızlık: Daha çok ereksiyona geçememesinden dolayı erkeğin cinsel ilişkide bulunamaması.

Kısırlık: Kadının hamile kalamaması, erkeğin ise hamile bırakamaması.

Klitoris: Kadının cinsel organındaki en duyarlı nokta. Klitoris üzerine baskı uygulamak ya da klitorisi elle, penisle, dille veya herhangi bir objeyle uyarmak kadının cinsel ilişki sırasında çok büyük haz almasını sağlar.

Lezbiyen: Kendi cinsine ilgi duyan ve kendi cinsiyle ilişkiye giren kadın.

Mastürbasyon: Kişinin kendi kendini elle uyararak cinsel yönden tatmin etmesi.

Mazoşizm: Cinsel ilişki sırasında acı çekerek zevk almak.

Nekrofili: Cesetlerle cinsel ilişkiye girme eylemi (Ölüsevicilik).

Oral Seks: Ağız yoluyla gerçekleştirilen cinsel ilişki. İlişki sırasında partnerlerden biri diğerinin cinsel organına ağzıyla öpme, emme, yalama gibi temaslarda bulunur.

Orgazm: Cinsel ilişki anında en yüksek doyuma ve hazza ulaşılması.

Östrojen: Kadınlık hormonu.

Pedofili: Küçük çocuklarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Sübyancılık).

Penetrasyon: Erkeğin cinsel organın partnerinin cinsel organına ya da anüsüne girmesi.

Penis: Erkeğin cinsel organı.

Prezervatif: Cinsel ilişki öncesinde erkeğin cinsel organına takılarak, boşalma sırasında spermin kadının genital sistemine ulaşmasını engelleyen koruma aracı.

Sadizm: Cinsel ilişki sırasında acı vererek zevk almak.

Sperm: Erkeğin cinsel organından çıkıp üremeyi başlatan hücre.

Spiral: Rahim içine yerleştirilen, kıvrıntılı, ince ufak plastikten yapılmış ve rahim içini tahriş etmeden gebeliği önleyen araç.

Takvim tutma: Kadının adet kanamaları ve yumurtlama günleri esas alınarak, riskli günlerde cinsel ilişkiye girmeyerek uyguladığı doğum kontrol yöntemi.
Testosteron: Erkeklik hormonu.

Transeksüel: Karşı cinse ilgi gösteren, tıbbi müdahale ile cinsiyetini değiştiren kişi.

Travesti: Karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi.

Tüplerin bağlanması: Yumurtlama döneminde, yumurta hücresine sperm taşıyan "fallop" adı verilen kanalcıkların tahrip edilerek, sperm iletemez duruma getirilmesi.

Vajina: Kadının cinsel organı.

Vazektomi: Erkekte spermatik yolunun cerrahi müdahale ile bağlanıp, cinsel temasta spermin kadına geçmemesinin sağlandığı bir operasyon.

Vibratör: Titreşimli suni penis.

Zoofili: Hayvanlarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Hayvansevicilik). 
 
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı






<- :: Sonraki Sayfa ->


Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son yazılarım


SU İÇEREK ZAYIFLAYALIM
YEMEKLERDEKİ PÜF NOKTALARI
KARPUZUN SIRRI
BOTOKS ARTIK MEMEYE DE KULLANILIYOR
ŞARAP CİNSEL ARZUYU ARTIRIYOR
Sivilce tedavisinde doğal çözüm
Bakireyken de gebe kalınabilir
Terlemeye Tayvan usulü çözüm
Zayıflama tabletlerine dikkat
Çekici bir kadın olmak zor değil!!!
Erkekleri anlamak için rehber!
2009 NİŞAN ELBİSELERİ
İĞNE OYASINDAN HAVLU KENARI MODELLERİ
Kilonuzu parmaklarınızla ölçün
Seksin beyin üzerindeki etkisi

DEVAMI İÇİN ARŞİVE BAKINIZ

Kategoriler











Arkadaşlarım

    didoli82
    siirkervani
    yasaminkiyisindan
    birsugibi01
    sevgidenyana
    tiritci
    yasamdansayfalar
    rengin78
    askdoktoru79
    hercai77
    sanaldostlarmekani
    cennetturkiyeturu
    dunyasehirleri
    wehappy



BLOG DESİNG BY REDBUTTERFLY





Blogcu ile yapıldı Sayfa Düzeni:BLOG68